:::::::::::::::

SiTeMiZe Hoooş GeLDiNiZ LüTFeN '''''üYe oLuNuZ''''''
 
AnasayfaSSSÜye ListesiKullanıcı GruplarıAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 halk edebiyatı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
BİNBAŞI
BİNBAŞI
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 1026
Yaş : 27
Nerden : diyarbakır
İş/Hobiler : çalış
Lakap : liseli
Points : 69
Kayıt tarihi : 05/10/07

MesajKonu: halk edebiyatı   Cuma Ekim 05, 2007 6:50 pm

HALK EDEBİYATI

Halk Edebiyatının Genel Özellikleri:
*Kullanılan dil halkın kullandığı,konuştuğu dildir.
*Halk deyimlerine ve güzel halk söyleyişlerine yer verilir.
*Şair şiirlerini saz eşliğinde,belli bir ezgi ile söyler.
*Nazım birimi dörtlüktür.
*Hece ölçüsü kullanılmıştır (genellikle 7’li,8’li ve 11’li).
*Yarım kafiye kullanılır.Rediften yararlanılmıştır.
*Azda olsa benzetmelerden faydalanılmıştır.
(Boy serviye, yüz aya, kaş kaleme, diş inciye, yanak güle)
*İşlenen konular;
aşk,tabiat,ayrılık,hasret,ölüm,yiğitlik,toplum,din,
zamandan şikayet sık sık işlenen konulardır.
*Şiirlerin başlığı yoktur,Nazım şekilleri ile adlandırılır.

ANONİM HALK EDEBİYATI
Kim tarafından söylendiği bilinmeyen halkın ortak malı sayılan ürünlerin oluşturduğu edebiyattır.
*Sözlü geleneğe dayanır.
*Halk diliyle söylenir.
*Anonim halk edebiyatıürünleridir; mani, ninni, türkü, destan, tekerleme, bilmece, masal v.b.
*Bu ürünlerde ölüm, aşk, hasret, yiğitlik gibi tüm insanlığı ilgilendiren konular işlenir.
NAZIM ŞEKİLLERİ
MANİ
*Aşk, sevgi, yiğitlik, evlat sevgisi, toplum olayları ve ölüm gibi temaları işleyen bir türdür.
*Hecenin 7’li kalıbı ile söylenir.
*Bir dörtlükten oluşur.
*İlk iki dize hazırlıktır;yani doldurmadır.
*Asıl maksat son iki dizelerde söylenir.
*Kafiye örgüsü aaxa şeklindedir.
*Dört dizeden fazla olan manilerde vardır.

NİNNİ
Annelerin çocuklarını uyutmak için belli bir ezgi ile söylediği sözlü edebiyat ürünüdür.
*Hece ölçüsü ile söylenir.(7’li 8’li ve 9’lu).
Anne çocuğuna ilişkin isteklerini, iyi dileklerini, kendi sevincini, üzüntülerini anlatır.

TÜRKÜ
*Kendine özgü bir ezgi ile söylenen bir nazım biçimidir.
*Daha çok hecenin 8’li ve 11’li kalıbıyla söylenir.
*İki bölümden oluşur.Birinci bölüm türkünün asıl sözlerinin bulunduğu bölümdür.Buna bent denir. İkinci bölüm ise her bendin sonunda tekrarlanan nakarat bölümleridir.Bunlara da kavuştak denir.
*Bentler ve kavuştaklar kendi aralarında kafiyelidir.
*Aşk,tabiat,ayrılık,gurbet,harset,sevgi ve güzellik gibi konular işlenmiştir.
*Konusu ve şekli devirden devire ve çevreden çevreye değişir.
AĞIT
Ölen kimsenin arkasından söylenen ve ölen kimsenin hayattaki başarılarını anlatan şiirlerdir.
B)AŞIK HALK EDEBİYATI
*Aşık adı verilen halk şairleri tarafından oluşturulmuştur.
*Aşıklar genellikle okur, yazar değillerdir.
*Aşıklar, köy, kasaba, şehir ve asker ocaklarında yetişir
NAZIM ŞEKİLLERİ
KOŞMA
*Sevgi,doğa,türlü acılar,insanlık sevgi ve yiğitlik gibi bir türdür 11’li hece ölçüsüyle söylenir.(6+5 ve 4+4+3).
*Nazım birimi dörtlüktür. (en az 3,en fazla12).
*Son dörtlükte ozanın adı yer alır.
*Kafiye düzeni abab,cccb,dddb.... şeklindedir.
Koşmalar konuları yönüyle kendi içinde de isimlendirilmiştir.
a)Güzelleme:Aşk, hasret, ayrılık, doğa sevgisi gibi lirik konuları işleyen koşmadır.
b)Taşlama: Bir kimseyi yermek ya da toplumun bozuk yönlerini eleştirmek amacıyla yazılan şiirlerdir.
c)Koçaklama: Coşkun ve yiğitçe bir üslupla savaş ve dövüşleri anlatan şiirlerdir;
d)Ağıt: Bir kişinin ölümünden duyulan acı ifade edilir.
*Belli bir ezgi ile söylenir.

SEMAİ
*Hece ölçüsünün 8’li kalıbıyla söylenir.
*Koşma gibi kafiyelenir.
*En az 3,en fazla 5-6 dörtlükten oluşur.
*Kendine özgü bir ezgi vardır.
*Koşmada işlenen temaların ve konuların hepsi,semai de kullanılır.
*Koşmada ayrılan yönleri;bestesi ölçüsü ve dörtlük sayılır.

VARSAĞI
*İlk olarak toroslarda yaşayan Varsak boyunda ozanlar tarafından kullanılmıştır.
*Kendine özgü bir bestesi vardır.
*Müziğinde ve sözlerinde meydan okuyan,babacan erkekçe bir hava duyulur.
*Hece ölçüsünün 8’li kalıbıyla söylenir.
*Diğer nazım şekillerinden farklı bre,behey,hey gibi ünlemlere yer verilmesidir.
*Hayattan ve talihten şikayet işlenir.

DESTAN
*Yiğitlik,savaş,deprem,yangın gibi toplumsal açıdan önemli konular işlediği bir türdür.
*Nazım birimi dörtlüktür.(En uzun 100 dörtlük olanları vardır.
*Genellikle 11’li hece ölçüsü ile yazılır.
*Kafiye örgüsü koşma ile aynıdır.
*Kayıkçı Kul Mustafa’nın Genç Osman Destanı ‘’en ünlüsüdür’’.
AŞIK EDEBİYATININ SANATÇILARI
KÖROĞLU
*16.yy’li halk şairlerimizdendir.
*Bolu Bey’i ile yaptığı mücadele ile tanınır.
*Şiirleri arasında yiğitçe,coşkun bir seslenişle söylenmiş koçaklamaları önemli bir yer tutar.
*Aşk,tabiat gibi konuları işlediği şiirleri de vardır.

KARACAOĞLAN
*17.yy halk şairidir.
*Bütün aşık edebiyatı şairlerini etkilemiştir.
*Aşk ve tabiat şairidir.
*Dili sadedir arı ve duru bir Türkçe’dir.
*Şiirlerinde tasavvufa ve dini konulara yer vermemiştir.
*Şiirlerini hece ölçüsü ile yazmıştır.

GEVHERİ
*17.yy sonu ve 18.yy başında yaşamıştır.
*Şiirden Şam’a, Arabistan’a gittiğini bir kaynaktan da Rumenli de bulunduğunu ve bir paşanın yanında katiplik yaptığını öğreniyoruz.
*Şiirlerinde divan edebiyatının etkisi vardır.
*Yer yer aruz ölçüsünü de kullanılmıştır.
*Şiirlerinde yabancı kelimelere ve divan edebiyatı mazmunlarına yer vermiştir.

SEYRANİ
*Kayseri’nin Develi kasabasında doğmuştur.
*İstanbul a gelmiş ancak devrin büyüklerini hicvettiği için,memleketine dönmek zorunda kalmıştır
*Hicivleriyle tanınır.
*Aruzlar da yazmakla birlikte asıl şöhretini hece ölçüsüyle bulmuştur.

DADALOĞLU
*Toroslardaki göçebe Türkmenlerin Avşar boyundan olan Dadaloğlu’nun hayatı hakkında fazla bilgimiz yoktur.
*Şiirlerinde yiğitçe bir sesleniş olduğu gibi içli söyleyiş de vardır.
*İçinde bulunduğu tarih ve toplum olaylarını şiirlerine yansıtmıştır.

ERZURUMLU EMRAH
Zamanın ünlü şairlerindendir.Asıl kişiliği hece ölçüsü ile yazdığı koşma ve semailerinde görülür.

AŞIK VEYSEL SATIROĞLU
*Sivas’ın Şarkışla ilçesinin Sivri alan köyünde doğmuştur.
*Çocukluğunda geçirdiği çiçek hastalığı yüzünden gözlerini kaybetmiştir.
*İçli bir saz şairidir.
*Şiirlerinde insan,yurt,tabiat sevgisini dile getirmiştir.
*Ankara ve İstanbul radyolarında program yapmıştır.
*Ahmet Kudsi Tecer tarafından edebiyatımıza kazandırılmıştır.
Eserleri:Değişler,sazımdan sesler,dostlar beni hatırlasın
TEKKE VE TASAVVUF HALK EDEBİYATI
Tasavvuf kelimesi, Arapça "suf" (yün) kelimesinden türemiştir. her türlü zevkin, rahatlığın, insanı Tanrıdan uzaklaştıracağına inananların kaba yün giysiler kullanmaları yüzünden onlara "Sufi" (yüne bürünmüş) denilmiştir.
Tarihte tasavvuf, Hicret'in II. yüzyılında başlar. (VIII.yy) Tasavvuf anlayışında amaç, gönlü tüm dünyasal şeylerden (adem) arıtarak, ölmeden önce Tanrı'ya varmaktır. Tasavvuf anlayışına göre, etrafımızda gördüğümüz herşey, varlıkta (vücud-u mutlak) varolan Tanrı'nın, varlığını belli etmek için yokluğa (adem-i mutlak) yansıması sonucunda varolmuştur. Tanrı'nın sırlarının da yaratılan en mükemmel varlık olan insanda toplandığını görürüz. İnsanın, Tanrı'nın gözbebeğindeki görüntü olduğuna inanılır.
Tasavvuf eğitimi veren kurumlara "tekke" denir. Tekkelerin yaşayışları dış dünyaya kapalıdır; kendi içlerinde kurumlardır. Tasavvuf anlayışındaki yollara "tarikat" denir. Kuran hadislerinin tasavvuf anlayışına göre çeşitli biçimlerde yorumlanması sonucunda yüzlerce tarikat oluşmuştur. Mevlevi - Şehir aydınları; Bektaşi - Halk aydınları için kullanılan isimlerdir. Tasavvuf anlayışını benimseyen kişiye "mutasavvıf" denir.
İnsan, yaşadığı sürece maddeye bağlı bir varlıktır, ve dolayısıyla, diğer bütün varlıklar gibi Tanrı'nın yokluktaki bir görüntüsünden başka birşey değildir. Bu da, insanın "aslı olan varlıktan ayrıldığı" şeklinde yorumlanır; insan bu sebep dolayısıyla acı çekmektedir. Aslına, Tanrı'ya dönerse multu olacaktır, ancak vücut ona engel olmaktadır. Vücut engelini ortadan kaldırmak için harcanan çabaya "riyazat" (alıştırma) denir. Az yemek, az içmek, az uyumak ve çileye girmek riyazat amacıyla yapılır. Mutasavvıflar, bütün duygu ve düşüncelerini Tanrı'ya yönlendirebilmek için yöntemler geliştirmişlerdir. Bunların başında da "zikir" adı verilen ayin gelir. Zikir ayinleri sırasında, bir araya gelinip koro halinde ilahiler söylenir raks edilir; bu amaçla çoşup dünyayı unutmak ve bütün gönülle Tanrı'ya yönelmek hedeflenir.
Tasavvuf anlayışında ölümden sonra da hayat olduğuna inanılır. Ve ölümden sonra Tanrı'ya varmak taasvvufta vardır. Ancak bir mutasavvıfın en büyük isteği, ölmeden önce Tanrı'ya ulaşmaktır (Fena-fillah).
*Dini tasavvufi düşünceyi yaymak düşüncesiyle gelişen bir edebiyattır.
*Bu edebiyatın konusu Allah aşkı ve Vahdet-i Vücud düşüncesidir.
*Şairleri hem divan edebiyatı hem de halk edebiyatı nazım şekillerinde kullanılmıştır.
*Aruz vezni ve hece vezni birlikte kullanılmıştır.
*Dili halkın anlayabileceği bir dildir.

NAZIM ŞEKİLLERİ

İLAHİ
*Allah’ı övmek ve ona yalvarmak için yazılan şiirlere denir.
*Özel bir ezgiyle okunur.
*Hecenin 7’li 8’li 11’li kalıbıyla söylenir.

NEFES
*Bektaşi şairlerinin söyledikleri şiirlere denir.
*Tasavvuftaki Vahdet-i Vucud düşüncesi anlatılır.
*Hz. Muhammed ve Hz. Ali için övgülerde söylenilir.

NUTUK
Pirlerin ve mürşitlerin, tarikata yeni giren dervişlere tarikat derecelerini ve tarikat adabını öğretmek için söyledikleri şiirlerdir.

DEVRİYE
Devir kuramını anlatan şiirlere denir.

ŞATHİYE
İnançlardan teklifsizce, alaylı bir dille söz eder gibi yazılan şiirlerdir.

TEKKE VE TASAVVUF EDEBİYATI SANATÇILARI

YUNUS EMRE (1249-1322)
*Eskişehir’de doğup öldüğü söylenir.
*Hayatı efsanelerle örülmüştür.
*Dili sadedir.
*Allah inancını ve insan sevgisini işler.
*Şiirlerinde coşkun bir lirizm vardır.Lirik bir şairdir.
*Şiirlerinde hem aruz hem de hece vezni kullanılmıştır.
*İşlediği konular yönüyle evrenseldir.
Eserleri:Divan,Risaletün Nushiye

PİR SULTAN ABDAL (?-1560)
*16.yy!da yaşamış bir Bektaşi şairidir.Sivas’ın Banaz köyünde doğmuştur.Hızır Paşa tarafından Sivas'ta öldürülmüştür.
*Tasavvuf,tabiat,aşk ve halkın gerçek yaşayışıyla ilgili konular işler.
*Divan edebiyatında etkilenmemiştir. Dili sadedir.

HACI BEKTAŞ-I VELİ (1209-1270)
13.yy’da yaşamıştır,Türkistan’ın Nişabur şehrinde doğmuştur.A.Yesevi’nin isteğiyle Anadolu’ya gelmiştir.
Bilinen en önemli eseri ‘’Makalat’’tır. Sohbetler sözler anlamına gelir.Hz Adem’in yaratılışı, Şeytan ve Şeytani işler, Allah’ın birliği gibi konuları ele almıştır.

Birim - Şekil - Örnekler
İLAHİ
Ben yürürüm yana yana
Aşk boyadı beni kana
Ne akılem ne divane
Gel gör beni aşk neyledi
Gah eserim yeller gibi
Gah tozarım yollar gibi
Gah akarım seller gibi
Gel gör beni aşk neyledi
Akarsulayın çağlarım
Dertli ciğerim dağlarım
Şeyhim anuban ağlarım
Gel gör beni aşk neyledi

Ben yürürüm ilden ile
Şeyh anarım dilden dile
Gurbette halim kim bile
Gel gör beni aşk neyledi
Mecnun oluban yürürüm
O yari düşte görürüm
Uaynıp melül olurum
Gel gör beni aşk neyledi


Miskin Yunus biçareyim
Baştan ayağa yareyim
Dost dilinden avareyim
Gel gör beni aşk neyledi.
Yunus Emre
Dil ve Anlatım:
Yunus Emre, bu şiirinde Türkçe kelimeler kullanmış, yabancı kelimelere yer vermemiştir. Şiirde sade bir Türkçe kullanmasına rağmen, günlük yaşamda kullanmadığımız, fakat o dönemde (13-14yy) halk arasında yaygın olarak kullanılan "dertlü, dağlaram, şeyhüm, vasl, melül" gibi kelimeler kullanılmıştır. Şiirde geçen "akarsulayın" kelimesindeki "-layın" eki "gibi" anlamına gelir. "Anuban, oluban" kelimelerindeki "-ban" da "-rek" yerini tutan bağ-fiil ekidir. Günlük yaşamada, bu kelimleri "anarak, olarak" anlamında kullanıyoruz.
Biçim - Şekil:
Manzume dörtlüklerden oluşmuştur. Şair duygu ve düşüncelerini dörtlüklerin sonunda tamamlamıştır. Bu manzumeni ölçüsü, hece ölçüsüdür. Her mısrada sekiz hece olduğu için "8'li hece ölçüsü" adını alır.
Hece ölçülerinde mısralar iki ya da daha çok parçaya bölünür. Mısranın bölümndüğü bu yerlere "durak" denir. Bu ilahide durak 4 + 4 biçimindedir.
Ben yü-rü-rüm / ya-na ya-na
Aşk bo-ya-dı / be-ni ka-na
Ne a-kı-lem / ne di-va-ne
Gel gör be-ni / aşk ney-le-di
Bu manzume bir ilahidir. Din ve tasavvuf konularında belli bir tarikatın özelliğini taşımayan, bestelenip söylenen manzumelere ilahi denir. Tanrı'yı övmek ve dua etmek için yazılır. İlahiler yedili, sekizli ve onbirli hece ölçüleriyle yazılabilirler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ogrenciyiz.forumo.biz
 
halk edebiyatı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
::::::::::::::: :: ÖĞRENCİ FORMU :: DERSLER :: edebiyat-
Buraya geçin: